14 Aralık 2018 Cuma
    İstanbul10 °C
    Yavuz Sultan Selim Köprüsünün böreği yapıldı
    Erdoğandan 3. Köprü işçilerine ikramiye müjdesi
    Bakan Yıldırım çalışanlarla 3. Köprünün sevincini yaşadı
    Yeni Zelandada özel mülk olan plaj halka açıldı
    Büyük miras davasında son doğru
    Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Kamalak: Oy AKP’nin, ölüm işçinin, acı milletin
    01 Kasım 2014 Cumartesi 08:33

    Kamalak: Oy AKP’nin, ölüm işçinin, acı milletin

    Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin aylık olağan GİK toplantısı öncesi konuştu.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin aylık olağan GİK toplantısı öncesi konuştu. Mehmet Akif Ersoy’un şiiri ile seslenen Kamalak, “Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı, Mahşerde mi biçarelerin yok mu felahı” dedi. 
     

    Partisinin aylık olağan Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısı gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Lideri Prof.Dr.Mustafa Kamalak, başta iş kazaları olmak üzere İsrail’in son birkaç gündür baskıları ve çözüm sürecine ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Kamalak, öncelikle Isparta’da meydana gelen kazada hayatını kaybeden işçilere yönelik yaptığı değerlendirmelerde, “İşçi kardeşlerimiz hayatını kaybetti. Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Bu gelişmeler ister istemez, merhum Akif’in bir beyitini akıllara getiriyor. ‘Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı, Mahşerde mi biçarelerin yok mu felahı’  Bütün yük garibanın üzerinde. 20 kişilik minibüse tam 40 kişi bindirilmiş. Niçin patron maliyetleri düşürecek. Emeği ucuza getirmek için yapmış. Her şeyin bir bedeli vardır. Oraya bir minibüs değil de iki minibüs kaldırılsaydı şüphesiz bir maliyeti olacaktı. O kadar işçiyi bindirirsen elbette maliyet ortadan kalkmıyor, maliyet çok daha büyüyor” dedi. 

    Önceki akşam bir televizyon kanalında eski bir AK Partili vekilin konuşmasını da eleştiren Kamalak, “Emin olun utandım. Efendim yer altı madenleri felan filan diye konuşuyor. Bu maden ocaklarının sosyal devlet ilkesi ve insan hakları bağlamında işletilmesi lazım. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir, mantığı  ile bir hukuk devleti yürümez.  Bütün medyayı kontrol altına alan, kamu vicdanın baskı altına tutan mevcut iktidar Anadolu’da ne yatırımlar yaptı. Hangi fabrikaları kurdu! Peki bu insanlar ölümü göze almaktan başka bir çıkış yoluna sahipler mi! Toprağın üstü karın doyurmadığı için, yerin altına giriyor. ‘Aslında bu şirkete ruhsat verilmemesi lazım’ diyorlar. O zaman niye verildi niye…!” diyerek eleştirdi. 

    Kamalak, maden ocağının kiralama usulü ile özel bir şirkete devlet tarafından verildiğini de sözlerine ekleyerek, “Maden ocağının sahibi devlet, işleticisi şirket, çıkan ürünlerin tam alıcısı hükümet, tüketicisi seçmen, oy AKP’nin, ölüm işçinin, acı milletin. Hani seçmene dağıtılan o bedava kömürler var ya, Soma ocağının işleticisi ne diyor. ‘devletin 136 dolara çıkardığını biz 24 dolara çıkarıyoruz’ diyor. Öyle mi acaba. Artı 301 işçinin hayatı. 301 vatandaşın hayatı, çöken aileler, yetim kalan çocuklar, perişan olanları da maliyete eklemek gerek. Sen çocuğunu gönderebiliyor musun. Yok. İktidar sahipleri acı acı gözyaşı dökmeye çalışıyor. Anadolu da ‘kurt ile beraber olursan kuzuyu yer, koyun ile beraber olur kuzuya ağlar’ sözü vardır. Patronla beraber olup işçinin hayatını karartıyor, sonra sözüm ona milletle beraber olup ağlıyor. Böyle bir şey olamaz. Ülkemizde tam kapasite ile çalışan tek müessese cezaevleridir. Bunların döneminde hükümlülerin toplamı yaklaşık olarak 155 bin olmuştur” diye sert sözlerle tepki gösterdi.

    HER GELİŞME İSRAİL’İN İŞİNE YARIYOR

    Konuşmasında dış politikaya da değinen Kamalak, iktidarın dış politikasının tam anlamıyla bir facia olduğunun altını çizdi. Kamalak, “Allah aşkına bu iktidarın 12 yıllık süre içerinde şu dış politikası doğrudur diyen bir insaf sahibi var mı! İktidar sahiplerine soruyorum? Irak’ta sizin vasıtanız ile bir buçuk ,iki milyon Müslüman katledildi. Yüz binlerce tertemiz Müslüman kızın iffeti kirletildi. Onaylıyor musunuz bugün. Oradaki insanlar öldürülsün diye 6 havaalanımız ile 7 deniz limanımız küresel emperyalizmin emrine amade kılındı. Bunu onaylayan bir tek vicdan sahibiniz var mı? Libya politikası; helal olsun doğru diyen bir vicdan sahibi var mı? Bugün Libya kırka bölünmüş durumda. Öbür taraftan Mısır politikası. Normalde iktidar sahiplerinin arabulucu olması lazımdı. Direnin denildi. Eli silahlı orduya karşı, arkasında ABD’nin bulunduğu vurucu güce karşı. Ne oldu sonra 90 yıllık İhvan, terörist ilan edildi ve binlerce masum Müslüman hayatını kaybetti” dedi.  

    Suriye konusunda da iktidarın yanlışlarını sürdürdüğünün altını çizen Kamalak, “Obama demiş ki ‘Esad yürüyen bir ölüdür, en kısa zamanda gidecek’  Bizimkiler balıklama atladı ve hala devam ediyorlar. Yine orada da İsrail projesi hiç aksamadan tıkır tıkır işlemektedir. Irak’ın parçalanması, Libya’nın  bölünmesi, Suriye’nin canı derdine düşürülmesi bunlar kimi işine yarıyor. İsrail’in işine yarıyor. Bakın İsrail hiç ortada yok. Bütün bu gelişmeler olurken İsrail elini maşaya bile uzatmıyor. Çünkü kendisi adına farkından olmadan bir takim gafiller bu işi yürütüyor” dedi. 

    Kamalak, dış politika ile ilgili eleştirilerin şu sözlerle sürdürdü:

    “2 Ekim’de Meclis’ten bir tezkere geçirildi. Bu tezkereye göre, Türk askeri yurtdışına gönderilebilecek, yabancı silahlı kuvvetlerde Türkiye’ye gelebilecek. Bunlar aslında makro bir planın uygulanmasından ibarettir. Yani Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP). Olayları tek başına ele aldığınız taktirde önemini kavramamız mümkün olmaz. Malatya’nın Kürecik beldesine füze kalkanı niye dikilmişti? İki sene önce Antep, Adana, Maraş’a Patriot füzeleri niye yerleştirildi? Bunlar bir planın uygulanmasına hazırlık olsun diye yerleştirilmiş olmasın? Biz o zaman Patriot füzelerine hayır mitingleri yaptık”



    DAVUTOĞLU, ÇÖZÜM SÜRECİNİN MAHİYETİNİ BİLMİYOR

    Kamalak, çözüm sürecinde gelinen noktayı da değerlendirerek, daha önce bu konuda çok uyarılarda bulunduklarının altını çizdi. Kamalak, “Nedir barış süreci mahiyetini bilen var mı? Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan açıklama yapıyor ve ‘bu sürecin mahiyetini ancak Cumhurbaşkanımız biliyor diyor.’ Açılım politikası ilan edildiği günden itibaren biz Saadet Partisi olarak ne diyorduk ‘endişe ederiz ki bu politikanın sonu bölünmeye yol açacaktır’ demiştik. Çarşıya pazara sivil kıyafetle de olsa çıkan memurlarımız hemen şehit edilebiliyor. Ne yazık ki zaman yine Milli Görüşü doğuruyor. Keşke biz yanılmış olsaydık. Acaba Hükümetin amacı Güneydoğuda özerk bir bölge kurmak mı? Bağımsız bir devlet inşa etmek mi? Bütün bunların bir sonucu olarak Öcalan’ı serbest bırakıp meclise taşımak mı? İnsan gideceği yolu bilmezse sağlam adımlarla gidemez. Ne yapılmak isteniyor, bunu millet bilmiyor. Kanaatim odur ki şuan ki Başbakan Davutoğlu dahi bilmiyor” diye eleştirdi.  

    AĞLAMAKLA SORUNLAR ÇÖZÜLMÜYOR

    “Son günlerde şehit haberleri ile birlikte süreç askıya alında gibi ifadeler kullanılıyor” diyen Kamalak, “Ne yapılmak isteniyordu ki askıya alındı. Ağlamak, sızlamak kimseye fayda vermez. Eğer ağlamak sızlamakla dertler hallolunacak olsa nece yiğitler yere serilirken, anneler, bacılar, kardeşler gözyaşı döküyor, bağırlarını dövüp, saçlarını döküyor ama çare olmuyor. Çare sizlersiniz hem Türkiye’mizin, hem İslam aleminin hem de mazlum coğrafyaların yegane çaresi sizlersiniz. Hep ifade ediyorum; Milli Görüş bu ülke için bir pusula, mazlum milletler için bir rehber, tüm insanlık için ise bir reçetedir. Biz biliyoruz ki bu dünya da herkese yetecek kadar yer de vardır, nimette vardır ama adil bir düzen yoktur. Adil düzeni kuracak olan sizlersiniz. Bütün annelerin gözyaşını dindirecek olan sizlersiniz” dedi.  

     
    TV5HABER.COM
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    ANALİZ