15 Aralık 2018 Cumartesi
    İstanbul9 °C
    Yavuz Sultan Selim Köprüsünün böreği yapıldı
    Erdoğandan 3. Köprü işçilerine ikramiye müjdesi
    Bakan Yıldırım çalışanlarla 3. Köprünün sevincini yaşadı
    Yeni Zelandada özel mülk olan plaj halka açıldı
    Büyük miras davasında son doğru
    Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Merkez Bankası sıkıştı
    19 Eylül 2014 Cuma 11:43

    'Merkez Bankası sıkıştı'

    ABD Merkez Bankası'nın (FED) faizleri hızlı artırma sinyalleri ve Moody's'in "Şirketler için ucuz kredi dönemlerinin sonu yaklaştı" uyarısı, dikkatleri Merkez Bankası'na çekti.

    ABD Merkez Bankası'nın (FED) faizleri hızlı artırma sinyalleri ve Moody's'in "Şirketler için ucuz kredi dönemlerinin sonu yaklaştı" uyarısı, dikkatleri Merkez Bankası'na çekti. Uzmanlar Merkez Bankası'nın yüksek enflasyonun, yüksek faiz ve değer kaybeden lira arasında sıkıştığına belirtiyor.

    ABD Merkez Bankası'nın (FED) faizleri hızlı artırma sinyalleri ve Moody's'in "Şirketler için ucuz kredi dönemlerinin sonu yaklaştı" uyarısı, dikkatleri Merkez Bankası'na çekti. Uzmanlar Merkez Bankası'nın yüksek enflasyonun, yüksek faiz ve değer kaybeden lira arasında sıkıştığına belirtiyor.

    FED toplantısının ardında dün güne yükselişle başlayan dolar bugün de aynı seyrini koruyor. Güne 2.2317 lira düzeylerinde başlayan dolar, küçük bir gerilemeyle 2.2287 liraya düşerek 2.23 düzeyleri sınırına geldi.

    Avrupa para birimi euro da güne 2.88 liranın üzerinde başladı. Euro daha sonra 2.8733 - düzeylerine geriledi. Yarı yarıya ABD ve Avrupa para birimlerinden oluşan döviz sepetinin değeri de 2.54 düzeylerinde bulunuyor.

    BORSA

    Güne hafif bir artışla başlayan Borsa İstanbul Endeksi, 78 bin puanın hemen altında 77 bin 900 puanın üzerinde hareket etmeye başladı.

    FAİZ

    Gelişmelerin ardından gösterge faizdeki yükseliş ise dikkat çekiyor. Gösterge faizi güne yüzde 2.53 artışla faizler 9.31 düzeyinde başladı.

    ALTIN

    Altın güne 1,219 dolar düzeylerinde başladı. Bir ara 1,226 dolara kadar yükselen altının onsu daha sonra yine değer kaybederek 1,221 dolara geriledi. Türkiye'de 1 gram altın 87.55 lira, çeyrek altın ise 143.67 lira oldu.

    "BİZİM İÇİN RİSK ENFLASYON"

    DHA'nın sorularını yanıtlayan Global Menkul Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, FED sonrasında tek bozulan piyasanın Türkiye olduğununu ve ilk etkinin tahvil piyasasında görüldüğünü ifade ederek, "ABD borsaları tarihi rekorlar kırmaya devem etti. Biz biraz daha içerideki faktörler etkiledi. Moody's'in tarafında gelen açıklamaya tek traflı bakmamak lazım" dedi ve ekledi:

    "Global likiditenin cinsi değişti. Bu euro ya da Japon yeni cinsinde devam edebilir. Avrupa'da bizim için ciddi bir fırsat var. Avrupa bankaları, Rusya'ya kredi satamayacak. ABD Avrupa bankalarına ucuz kredi satacak. Bu para Türkiye'ye yönelecek. Bizim için risk enflasyon. Merkez Bankası önümüzdeki hafta bunun doğrultusunda karar verecek. Son konuşmaların hepsine baktığımızda faizi değil, faiz dışı politikalara ağırlık verecek. Rezerv opsiyon mekanizmasını bu toplantıda el alabilir. Rezerv opsiyon mekanizması, Merkez Bankası için toparlayıcı bir opsiyon."

    "BEKLE VE GÖR POLİTİKASI"

    Egeli&CO Araştırma Strateji Direktörü Güldem Atabay da, faizlerin artışıyla zaten ucuz kredi döneminin sona ereceğini, bunların etkilerinin iç piyasada da görüleceğine dikkat çekerek, "Şirketlerin yatırım ertelediği, bankaların daha rasyonel olduğu en az 2 yıllık bir döneme gireceğiz. Yarın bu, gelişmekte olan piyasalara fon çıkışı olarak ortaya çıkacak. Reel yatırımların yavaşladığı, özel tüketim ve büyümenin çok yavaşladığı bir döneme gireceğiz" dedi.

    Merkez Bankası'nın şu an ki duruşunu, FED gelecek faiz artırımına kadar sürdüreceğini belirten Atabay, "Merkez Bankası'nın bir alanı olursa, enflasyonun düşmeye başladığı 2015 ilk çeyreğinde belki bir gevşemeye gidebilir. ABD Merkez Bankası' Çin'in hareketini gevşetmeye çalışacaktır. Ancak Merkez Bankası daha çok bekle ve gör politikası izleyecektir" diye konuştu.

    "MERKEZ BANKASI, İKİ KISIT ARASINDA KALACAK"

    Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Ümit İzmen de, FED faiz artırımının 2008 bu yana gelen bir konu olduğuna dikkat çekerek, "FED'den şaşırtan bir şey gelmedi" ve ekledi:

    "Türkiye için çok fazla faktör var; jeopolitik riskler, bankacılık sektöründeki bir takım sorunlar gibi... Bugünden itibaren uzun vadeli bakarsak, bu riskler olmasa da, Türkiye'de enflasyon yüzde 10 bandına oturmuş durumda gelecek dönemde de yüzde 7.5'in üzerinde olacak. Bu düzeyde liranın en az enflasyon kadar değer kaybetmesi gerekiyorsa dengelensin. Enflasyon yüksek seyrettiği sürece lira değer kaybedecek. Bunun üzerine dışarıdan gelen gelişmelerde liranın değer kaybını daha da yukarı çekiyor."

    İzmen, FED'in faiz artırımının 2015 Martı ayından önce gelmeyeceğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:

    "İç piyasada tüketim ve yatırımda gerileme var. Talep sıkıntısı var. Bu Merkez Bankasının faiz indirimiyle çözülebilir. Ancak faiz indirimiyle olacak değil. Yüksek enflasyon oranı faizi indirmesini engelliyor ama daralan talep faiz indirmesini gerektiriyor. Merkez Bankası, iki kısıt arasında kalacak. Enflasyonda bir parça gevşeme sinyali alırlarsa faiz indirimine gider. Ancak sinyali alamazsa, sinyal alacağı güne kadar faiz indirimi için bekler."

    MOODY'S'İN YORUMU

    ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz artırımlarının erken başlamasa da, tırmanışın hızlı olacağının ipuçlarını veren açıklamasını, "Şirketler için ucuz kredi dönemlerinin sonu yaklaştı" yorumunu yaptı.

    Moody's Sermaye Piyasaları Araştırma birimi Başekenomisti John Lonski'nin kaleme aldığı değerlendirme raporunda, "Sıfır faizli FED kaynakları ABD ekonomisinin canlanmasını sağladı ama bu hiç bir zaman sonsuza dek bolluk anlamına gelmiyor" dedi ve ekledi:

    "Şirket kredileri, cömert para politikasının sağladığı bol likiditeden oldukça iyi bir şekilde yararlandılar. Ama maalesef, aşırı bol likidite, çoğunlukla sermaye yapılarında yarattığı sürdürülemez durumları maskeliyor."

    Lonski, konvansiyonel bakış açısının tersine, faiz artışlarının şirketlerin borçlanmalarını aynı hızda azaltmadıklarına dikkat çekti ve "Tersine, şirket borçları, sıkılaştırmanın gelişimine bağlı olarak hız kazanır" dedi.

    Lonski, örnek olarak 2004 ile 2007 arasındaki sıkılaştırma döneminde, finans kesimi dışındaki şirketlerin borçlarının yıllık artış hızının yüzde 0.9 düzeyinden yüzde 9.4 düzeyine tırmandığını anımsattı.

    Kaynak:
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    ANALİZ