18 Ocak 2019 Cuma
    İstanbul7 °C
    Yavuz Sultan Selim Köprüsünün böreği yapıldı
    Erdoğandan 3. Köprü işçilerine ikramiye müjdesi
    Bakan Yıldırım çalışanlarla 3. Köprünün sevincini yaşadı
    Yeni Zelandada özel mülk olan plaj halka açıldı
    Büyük miras davasında son doğru
    Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
    Özfatura: Türkiyede Ekonomik Kriz Var!
    15 Eylül 2014 Pazartesi 17:49

    Özfatura: Türkiyede Ekonomik Kriz Var!

    Ekonomist Dr. Burhan Özfatura, cilalı nutuklarla gizlenmeye çalışılsa da gizli bir ekonomik kriz olduğunu ve yandaşlar dışında herkesin sıkıntı içinde olduğunu yazdı.

    Ekonomist Dr. Burhan Özfatura, cilalı nutuklarla gizlenmeye çalışılsa da gizli bir ekonomik kriz olduğunu ve yandaşlar dışında herkesin sıkıntı içinde olduğunu yazdı.

    Özfatura verdiği örneklerle de bu tezini delillendirdi.

    Ekonomist Dr. Burhan Özfatura, ekonomik gidişata değindiği makalesinde, “Cilalı nutuklara, abartılmış rakamlara bakarsak, herşey güllük gülistanlıktır.

    Ama gerçekte çok ciddi bir ekonomik kriz yaşanmaktadır.

    Yandaşların dışında herkes sıkıntı içindedir.

    İşsizlik oranı, maksimum düzeye çıkmıştır” ifadelerini yazdı.

    İşte Özfatura'nın ekonominin vahim durumunu özetlediği o yazısı:

    "EKONOMİYİ BİLMEYEN İKTİDAR"

    İktidar; kendisine biat etmeyen firmaları, nasıl batıracağım diye uğraşmaktan; her türlü malî baskıyı uygulamaktan; başta Bank Asya olmak üzere, cemaate yakın kurumlara tuzaklar kurmaktan; asıl görevini yapmaya vakit bulamamaktadır.

    Cilâlı nutuklara, abartılmış rakamlara bakarsak, her şey güllük gülistanlıktır.

    Ama gerçekte çok ciddî bir ekonomik kriz yaşanmaktadır.

    Yandaşların dışında, herkes sıkıntı içindedir. İşsizlik oranı, maksimum düzeye çıkmıştır.

    (Özellikle, yüksek tahsilliler için)

    1) İsraf, lüks, saltanat, aşırı istihdam devam etmektedir.

    2) Cari açık, bir türlü kapatılamamaktadır.

    3) Adil, yaygın ve katlanılabilir bir vergi düzeni, ufukta görünmemektedir.

    4) Sosyal Güvenlik sistemi, kara delik olarak büyümeye etmektedir.

    5) Ekonomiyi sömüren, zarar odakları, ıslâh edilememektedir.

    Meselâ:

    a) Türkiye Taş Kömürü Kurumu; 2013 yılında da, zarar etmeyi sürdürmüştür. Son beş yılda, üretimi yüzde 28 düşmüş (1 milyon 879 bin tondan, 1 milyon 369 bin tona inmiş); zararı ise yüzde 45 artmıştır. (386 milyon TL'den, 559 milyon TL'sine yükselmiştir). (Rödevans kira gelirleri hariç sayılınca, gerçek zarar 600 milyon TL'nin üzerindedir.)

    Satış gelirleri 256 milyon TL, işletme giderleri ise 875 milyon TL'dir. Gelirlerin giderleri karşılama oranı yüzde 29'dur.

    b) Bu kötü tabloya rağmen, T.T.K. özelleştirme dışı tutulmaktadır. Ancak; çıkarılan kömürleri yakıt olarak kullanan; Çatalağzı Termik Santrali, 351 milyon dolara özelleştirilmiştir. Kime? T.T.K'dan rödevans usûlü kiraladıkları alanlarda kömür üreten özel işletmecilere?

    Bu durumda, T.T.K. en büyük müşterisini, yani pazarının yüzde 60'ını kaybetmektedir. Yeni sahipler ise üretimlerini santrale satarak, büyük avantajlar sağlayacaklardır.

    Neticede; satış tutarı (TL karşılığı 754 milyon) kurumun yıllık gerçek zararının (615 milyon TL) ancak, 15 aylık kısmını, karşılayacaktır.

    Böyle bir ekonomi anlayışı, özelleştirme uygulaması ile Türkiye belini doğrultabilir mi?

    6) Türkiye şartlarında, 1. MW güce sahip, bir hidroelektirik santralin maliyeti 1,2-1,5 milyondolardır. Bu santral, yılda 3-3,5 milyon KW elektrik üretir ve yıllık 550-600 bin TL gelir sağlar.

    T.T.K'nın son on yıllık zarar toplamı, 3 milyar doları bulmaktadır.

    Bu zararları yüklenmek yerine,HES yatırımı yapılsa, 2 bin MW gücünde kurulu enerjiye sahip olacak; 6-7 milyar KW saat enerji üretecek; (vergiler dahil) yıllık 1,2-1,4 milyar TL gelir sağlayacaktık.

    Doğalgaz ithalinden de; 1,4 milyar TL tasarruf edecektik.

    Bu kara deliğin ortadan kaldırılmasını; kimler, hangi akıllar, engellemektedir?

    Ve bu ne biçim bir enerji politikasıdır?

    Daha ne kadar süre ile dışa bağımlı kalacağız? (2013 yılında, elektrik üretimimiz 240 milyar KW'tır.

    Bunun yüzde 43'ü (103 Milyar KW) yerli kaynaklara dayanmaktadır. 105 Milyar KW (yüzde 44) ise doğalgaza dayanmakta ve 10 milyar dolarlık ithalat yapılmaktadır.)
     
    a) Ülkemizdeki su kaynaklarının potansiyeli 216 milyar KW'tır. (Halen inşa halinde 8,096 MW; proje halinde de 16,624 MW'lik yatırım mevcuttur)
    Bu yatırımlar bitince, bize 165 milyar KW elektrik sağlayacaktır.

    b) Buna; yerli kömür, rüzgâr, güneş ve jeotermal potansiyelimiz de ilave edilirse, 250 milyar KW elektrik üretme şansına kavuşabiliriz.

    Elbette; bunun için, lâf üretimini bırakıp, proje ve icraat üretimine geçmek; ciddî bir "Enerji Politikasına" sahip olmak, şarttır.

    Kaynak:
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    ANALİZ